|
Sevgililer günü ve bunun gibi günlerin ticari amaçla oluştuğunu düşünüyor olmama rağmen Sevgiye ve sevgiliye dair günlere karşı yine de biraz boynum kıldan ince. İnanmak ve fütursuzca anlam yükleyip o anlamı kusursuzca yaşamak için planlar yapıyor olmak da ayrı bir konu tabii. Ne tuhaf ki sevgi bile ticari hale getirilip, garip anlamlar yüklenip kullanıla biliyor. Sevgiye dair bir günün varlığı değil rahatsız eden kaldı ki tek ihtiyacımızın o olduğu günümüzde! Şikâyetim, maruzatım şudur ki; Sevginin, aşkın güzel bir söz, masum bir öpücük yerine pahalı hediyelerle ifade etmeye çalışılıyor olması, hediyenin maddi değeriyle o’ na yani aşka verilen değerin eş tutulması… Bütün mesele işte buradadır. Şimdilerde herkesi bir telaş sardı ne alacağım, nereye götüreceğim, yemek için şurası uygun, eğlenmeye mi gitsek, romantik planlar yapılıyor da yapılıyor. Tabi ticari tuzaklar da dur durak dinlemeden var gücüyle destek oluyor, öneriler sunuyor, yani bizleri düşünüyorlar… Aşkı anlatmanın yolu pırlantadır, aşk; 12 taksit, aşk; 1 alana 1 bedava, aşk; telefon almanın tam da zamanıdır, aşk; falanca sanatçıyı en ön sıradan dinlemektir, aşk; partidir, aşk; kredi kartına yapılan kolaylıktır. Hayır, hiç de böyle bir şey değil aşk! Aşk; değeri belli bir hediye değil, değeri ölçülemeyen bir öpücüktür kimi zaman, “o anı tekrar yaşamak için neler vermezdim” demektir çoğu zaman. Her şey kirlendi bari bırakın aşk temiz kalsın, insanları bari bu konuda özgür bırakın kalıplara sokmayın. 14 Şubat’ ı kusursuzca yaşamak için elinden geleni yapıp, ertesi gün “ne çok masraf etmişim, neyse benim aşkıma değer” deyip ödeyeceğiniz kredi kartını düşünmek zorunda kalmayın. İnanın sıcak bir söz, masum bir öpücük ya da minik bir fısıltı ne kadar önemli olduğunu aşkınıza anlatacaktır. Bir de madalyonun diğer yüzü var ki eyvahlar olsun. Allah korusun oldu da bir de bu günü unuttuysanız vay halinize... Hatırlanmayan sevgili yine pahalı bir hediye, değişik bir sürpriz, ya da pahalı bir yemekle barışa imza atar çünkü çiçekler bu durumda devrede pek bir şey ifade etmez. Barış konusunda şanslı olmamak da mümkün. Ne komik değil mi? Sevgiyi alet ettikleri durumlara bak. Bulunması ve barındırılması en zor duygulardan biri olan aşk nelere alet oluyor. Bu tuhaf ticarete alet olmamak için sanırım daha çok uzun zaman geçmesi gerekecek çünkü şimdilerde gövde gösterileri için tüm hazırlıklar tamamlandı. Sevgilisi olmayanları da düşünen bu ticari tuzaklar onlar içinde gayet başarılı planlar yapmış. 14 Şubatta hiç kaçarı yok sevgilin olsa da olmasa da bu ticaretin bir parçası olacaksın diyorlar. Aşka sevgiye yoralım kendimizi onu nasıl kutlamalıyız diye düşünmemizi kolaylaştıran tuzaklara değil. Sevgiden, aşktan yavaş yavaş kopan toplumun gençleri olmayalım. Sevgiyi, savaşlara tercih edelim. Sevgililer gününüz kutlu olsun… Sevgiyle kalın. Serap EBCİN
|