|
Kırtasiye Heyecanı
2007 - 2008 eğitim ve öğretim yılı yaklaşık olarak bir ay önce başladı. Büyük bir heves ile kırtasiyelere koşuşturdunuz. Kalem, defter, silgi vs. kırtasiye malzemelerini çantalara doldurdunuz. Hatta birçok defteri incelediniz, içlerini açıp tarif edilmesi güç kokuyu içinize çektiniz ama yalnızca birkaç tanesini alabildiniz. Alamadıklarınıza ise gözlerinizi emanet ettiniz. Peki ya sonra? Eve gelip aldıklarınızı masanın üzerine yığıp, karşısına geçip dakikalarca hatta abartarak saatlerce baktınız mı? Hayaller kurdunuz mu? Eğer yapmadıysanız henüz geç sayılmaz. Hiç değilse seneyi beklemekten iyidir. Az kullanılmış defterinizi, kaleminizi, silginizi, cetvelinizi vb. kırtasiye eşyalarınızı getiriniz ve yığınız masanın üzerine; sonra onlara bakarak hayallere dalınız saatlerce…
“Seninle yazacağım bundan sonra ve sen benim uğurlu kalemim olacaksın. Tüm sınavlarıma seninle gireceğim ve hatta sınavlarıma bile seninle çalışacağım sanki bilgileri sana yüklüyormuş inancıyla… Seni ise fazla kullanacağımı zannetmiyorum kokusuz silgim! Eskiden senin kokuluların vardı, üstünde arı resmi olan. Pembe ve yeşil renklerde idiler. Onları da kullanmazdım fazla, ama hiç değilse sınıfın bunaltıcı havasından sıkıldığımda o koku beni rahatlatırdı bir nebze olsun. Seni kullanmayacağım çünkü ben hatalarımı silip unutmayı değil, üstlerini çizip aynılarını yapmamayı öğrendim *saygıdeğer öğretmenimden*… Ey tarif edilemez bir kokuya sahip olan defter, ben sana uğurlu kalemimle yazmaya başladığım andan itibaren o kokunu kaybedeceksin yavaş yavaş ve belki de o kokuyu alamadığımdan olsa gerek döneme başladığım hevesle bitiremeyeceğim okulu, ama ne olursa olsun sana yazarken beynime yazıyor gibi yazacağım. Siz muhteşem üçlü defter – kalem ve silgi bu bayrak yarışında seneye yerlerinizi yenilere bırakabilirsiniz ama önemli olan benimle koşuşturduğunuz sürece elinizden gelenin en iyisini yapabilmenizdir. Bir gün gelecek ve ben istediğim yere ulaştığımda sizleri unutmayacağım. Siz benim tarihim olacaksınız…” diyeceksiniz ve belki daha iyi hayaller de kuracaksınız…
**Özün sözü** , her dönem okula başlamak ayrı bir heyecandır ve o heyecan okula, arkadaşlarınıza, öğretmenlerinize kavuşma heyecanı değildir. Yeni deftere, yeni kitaba, yeni kaleme, yeni silgiye vs. kavuşma heyecanıdır. Bu büyük heyecanı yaşamayı atlamayın hatta dönem içinde kendinize bu heyecanı zaman zaman yaşatın. Yıllar sonra çocuğunuz için kırtasiyeleri gezdiğinizde ve birbirinden güzel kırtasiye eşyalarını gördüğünüzde “ah keşke öğrenci olsam ” diyeceksiniz; ama iş işten geçmiş olacak…
Son olarak lütfen abartmayın ve ihtiyacınız kadarını alın. Eğer kendinizi tutamıyor ve almak istiyorsanız; peki alın ama bağışlamak şartı ile alın. Fazladan aldıklarınızı okulumuza getirin ve bağış kampanyası ile uğraşan arkadaşlara teslim edin. Emin olun gerekli olan yerlere ulaşacaktır.
*saygıdeğer öğretmenim* - Sayın Vehbi KIRCA
**Özün sözü** doğrusunun sözün özü olduğunu biliyorum ama özün sözü de yanlış sayılmaz ve ben özün sözü şeklinde kullanmayı tercih ediyorum.
Saygılarımla;
Aziz KURT
|