RAPORLUYUM,TEMELİM EKSİK!
Gönül isterdi ki bu yazıyı yazmamı gerektirecek kötü şartlar olmasın ama var.Eğitim sisteminin eksiklerle ve yanlışlarla dolu olması inanılmaz üzüntü veren bir olay.Eğitimdeki son ve taze haberlerden biri ise ÖSS’de dereceye giren bir arkadaşımızın okuldaki devamsızlığından dolayı liseyi bitirememiş olması...Tahmin edebileceğiniz üzere arkadaş hemen hemen tüm lise son öğrencilerinin yaptığı gibi son 1,5-2 ay rapor alarak ÖSS’ye konsantre olmuş.Peki sizce bu doğru mu? “Tabii ki doğru” seslerinin yükseldiğini duyar gibiyim J Arkadaşlar çok kesin ve net söylüyorum ki bu olayın hiçbir doğruluğu yoktur ve aslında dershanenin bile hiçbir doğruluğu yoktur.ÖSS sınavının amacı okulda öğrendiklerinizi sınamak ve sizleri,bizleri,herkesi başarı sırasına göre üniversitelere yerleştirmektir.Maalesef eğitim sistemimizde büyük boşluklar olduğu için okulda öğrenilmesi gerekenler dershanede öğrenilir hale geldi.(ya da öyle düşünülüyor desek daha doğru olur.)Okul müfredatı tamamlanmadan okul bitirilir hale geldi.Bizim dönemimizde bu daha da kötüydü.İkinci bölüm olmadığı için okulumuzda ilk bölüme göre müfredatı yürütüyordu.(aslında müfredat hep aynıydı ama öğretmenlerimiz bizi düşündüğünden mi düşünmediğinden mi bilinmez kafamızı karıştırmamak için sadece ÖSS’de çıkan konuları işliyorlardı.)Tüm okullarda böyleydi.Peki mezun olduğunuz ve üniversiteye başladığınız zaman ne oluyor? Aval aval tahtaya ve hocaya bakıyorsun! Biz bunları okulda görmemiştik diyorsun ve arada oluşan büyük boşluğu doldurmak için ÖSS’ye çalıştığından fazla çalışıyorsun.ÖSS’ye girecek ve halen lise öğrencisi olan arkadaşlarıma tavsiyem lütfen elinizden geldiğince az rapor almaya çalışın ve okul müfredatını kaçırmayın.Hatta öğretmenlerinizden müfredatı sonuna kadar uygulamalarını rica edin.Dershaneler sizlere sağlam temeller vermezler,var olan temelinizi pratik yaparak geliştirebilirler.Peki ya sizin temeliniz yoksa? İşte o zaman da dershanede öğrendiğinizi zannedersiniz hatta zaman zaman okulda dersi dinlemez ve “ben burada bir şey anlamıyorum dershanedeki hocama anlattıracağım” dersiniz.Oysaki dershane hocanız ya işi olduğundan anlatamaz ya da anlatır ama konunun yeterince ve mantıklı bir şekilde oturmasını sağlayamaz.Daha uzun ve detaylı yazıp sizi sıkmak istemiyorum.Size tavsiyem okul müfredatına uymanız ve elinizden geldiğince az devamsızlık yapmanızdır.İnanın sizin iyiliğiniz için söylüyorum. Hayat neyi gösterir bilinmez belki bir gün ben de dershane öğretmeni olacağım ama hiç değilse öğrencilerime, arkadaşlarıma, ağabeylerime, ablalarıma yalan söylemeyeceğim. Dershane her şeyi öğretir demeyeceğim.Dershane öğretim yeri değildir pekiştirme yeridir.Öğrendiğiniz konularla ilgili daha farklı ve çok soru çözme yeridir.Sakın ama sakın dershane de öğrenirim rahatlığına kapılmayın.
Sitenin forum bölümünde yer alan Aziz KURT’un yazılarına yorumlar isimli kısımda “okul ve dershane sistemi” adlı başlık açacağım.Konu ile ilgili tecrübelerini,bilgilerini paylaşmak isteyenler lütfen oraya yazsınlar.
NOT : Bizim kimya dersimize değerli Beyza Öğretmenimiz girerdi ve müfredata sıkı sıkıya bağlıydı.Çoğu arkadaşımız kızar,ÖSS’de çıkmayacağı için gerek olmadığını savunurdu.Müfredata uymanın meyvelerini ÖSS’de ve üniversitelerinde topladılar.ÖSS’de neredeyse tüm kimya sorularını doğru yaptılar ve üniversitede tüm arkadaşları kimya vizesine,finaline,bütünlemesine çalışırken, o bir saatlik göz gezdirme ile sınavdan en yüksek not ile çıkardı.
Yazımın bu bölümünde sizlerle önemli iki bilgi paylaşmak istiyorum.
1) Mimar Sinan Hayali Biri mi?
Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Uğur Tanyeli, Mimar Sinan konusunda bir mitoloji oluşturulduğunu söylerek yeni bir tartışma başlattı. Tanyeli, geçtiğimiz günlerde yayımlanan “Mimarlığın Aktörleri” adlı kitabı nedeniyle yaptığımız röportajda Mimar Sinan’a değinerek, hep tek aktörlü tek Tanrılı bir tarih tahayyül ettiğimize dikkat çekip “Hakkında hiçbir veri olmaksızın bir Sinan inşa etmek istedik” dedi. (Milliyet Gazetesi)
Kısacası Mimar Sinan’ın gerçek olmadığını ve hayali biri olduğunu söylüyor.Acaba eğitim sistemimiz bizi yine mi kandırdı?
2)Beşiktaş Meydanı yeniden düzenleniyor.
Dev bir alan oluşacak
Meydan, inşaa edilecek havuzlar ve oturma gruplarıyla birlikte 10 bin metrekare büyüklüğünde dev bir alana kavuşacak. Barbaros Bulvarı'ndan gelen yoğun araç trafiği Tansaş'ın bulunduğu noktadan yeraltına alınacak.
Bu noktadan giriş yapan araçlar yaya üst geçidinin bulunduğu noktadan çıkış yapacak. Kabataş istikametinden gelen ve Barbaros Bulvarı'nı kullanacak olan araçlar ile Ortaköy istikametine gidecek araçlar da yine bu noktadan yeraltına giriş yapacak. Ortaköy istikametinin gidecek araçların çıkışı da İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi önünden gerçekleşecek.
Çalışmalar halk pazarının yıkılması ile başladı.
Umarım yoğun trafik sorunu bu çalışma ile çözülür ve yollarda harap olmayız.
Saygılarımla;
Aziz KURT