|
Televizyonların ayıbı
Barış’ı anlamak ve yaşatmak
Üzgünüm hem de çok derinden…
Barış’ı kaybedeli 5 gün oluyor. Üzerimizden üzüntüsünü atamadık, sanıyorum hiç de atamayacağız.Yatıp kalkıp dua ediyorum “Allah’ım annesine,babasına,kardeşine,tüm ailesine,dostlarına,arkadaşlarına ve tüm sevdiklerine sabır ver Ya Rabbim” diye…
Gerçekten çok zor. Yapacak çok planı varken güzel yürekli bir insanı kaybetmek çok acı bir durum ama onun ölümünden bile reyting kazanmaya çalışan tv kanallarının yaptıkları daha acı.Magazin programlarında,haberlerde,hatta film veya başka bir program esnasında alakasız bir zamanda bilmem kaça bilmem ne yaz gönder cebine gelsin.İnsanın gerçekten sinirlerini altüst ediyor.Sayın Okan Bayülgen de kendisini andı ve başsağlığı diledi ve bunu içten yaptı.Reyting kazanmak için yapmadı.Sayın Okan Bey’i içinizde seven vardır,sevmeyen vardır.Hangi düşüncelerde olursanız olun Okan Bey bize doğru olanı gösterdi.
İnanın ben de bu yazıyı yazmadan önce çok düşündüm ama ben reyting almak için, popüler olmak için yazmıyorum. İçimdekileri sizinle paylaşarak bir nevi rahatlamak istiyorum.
29 Haziran 1979 tarihinde Zonguldak’da doğan Barış Akarsu’yu 4 Temmuz 2007 tarihinde Bodrum’da kaybettik. Kendisini sevmemizin, kendimize yakın hissetmemizin nedeni yüreğinin güzel oluşu,doğal oluşu,doğru oluşu idi.Güzelin daha da güzel olması felsefesiyle yola çıkmıştı.Babası 68 kuşağındandı.Evlerinde Ruhi Su ve Cem Karaca’nın yanı sıra(yanı sıra diyorum çünkü genelde magazinde sadece bu iki değerli isim söylenirdi ama söylenmeyen bazı isimlerde var.) Zülfü Livaneli, Ahmet Kaya, Rahmi Saltuk dinlenirdi. Belki bu yüzden Barış “rock müziğinin temelinde türkülerimiz yatıyor” derdi. Sanırım haklı çünkü türkülerimizde de bir isyankarlık bir başkaldırı ve güzelin daha güzel olma felsefesi yatıyor. Barış “rocker olmak demek uzun saçlar, küpeler, kolyeler demek değildir” demişti.Yani saçını uzatıp,küpeni ve kolyeni takıp rocker olamayabilirsin ama saçını uzatmadan,takı takmadan da olabilirsin.Önemli olan o felsefeyi,o başkaldırıyı yaşayabilmek,hissedebilmektir…
Barış gitti şimdi ve bir daha gelmeyecek. Bizler onu yaşatmak istiyorsak onun düşüncelerini yaşatmalıyız. Güzelin daha güzel olması için çabalamalıyız.
Barış’ı, Barış Akarsu’yu tabii ki bu kadarla anlatamayız ama bir yerde durmak gerek değil mi? Sevgili dostlarım, arkadaşlarım inanın bana kalsa her dakika,her saniye yazmak istiyorum veya konuşup,paylaşmak ve küfür etmek istiyorum doyasıya…
Sürç-i lisan ettiysem affedin…
Saygılarımla;
Aziz KURT
|