|
Her şey “LGS” denilen sınavda istenilen puanı yapamamakla başladı benim için. İstenilen puana erişilemeyince “KYL” diploma notu ile tercih edildi. 4 sene okunuldu ve bitti. Anlatmak istediğim nasıl kazanıldığı, nasıl okunulduğu, nasıl mezun olunduğu değil asıl anlatmak istediğim bilinçli olmadan veya bilinçli olarak, zorunlu veya isteyerek yolumuzun KYL' den geçmesidir.
Hepimiz KYL’ de anılarımızı bıraktık.
Ya kapıdan ilk girişte “Aman Tanrım” dedik, ya erik mevsiminde erik toplamak isterken Ali Abi’ ye yakalandık, ya sıralara oturduğumuzda 360 derece dönmeyi denedik, ya okulun için pantolon kemerlerini birer silah gibi kullanarak arkadaşımızı okul merdivenlerinde kovaladık, ya kapıdan kaçamadığımız için konferans salonunun kilidini değiştirdik, ya kütüphanede BJK-Sakarya maçını izleyerek kültürel faaliyette bulunduk, ya Çelebi’ den döner söyleyerek Çakır Teyze’ yi sinirlendirdik, ya Çelebi’ nin telefon numarasını telefonun yanına (duvara) yazarak tüm okulun faydalanmasını sağladık, ya erkeklerin kravatlarını birleştirip ip atladık, ya pet şişelere musluktan su doldurup birbirimizi ıslattık… işte bu ya(lar) ile başlayan cümleler böyle uzayıp gider.
Sonuçta hepimiz en sona geldik. Okul bahçesinde cübbelerimizi giyip kafamızın içinde kaybolduğu kepi havaya fırlattık ve tören sonunda ağaçlarda kalanları aşağıya indirmeye çalıştık. O esnalarda “oh be en sonunda bitti, bir daha gelmeyeceğim” dedik. Eve gittiğimiz an deyip abartmayacağım ama Eylül ayı geldiğinde kendimizi bir boşlukta hissettik. Okulun ilk gününe gidip sonra gitmem planları kurduk. Şimdi kendine itirafta bulun…
Keşke lisede olsan değil mi?
Lisedeyken bir an önce liseden kurtulma isteğini yaratan hocalar değildi, ders çalışmaktı. Çünkü eğer sorun hocaların olsaydı şu an onları da özlüyor olmazdın.
Öyle veya böyle bu yazının içindeki bir cümlede dahi kendini bulduysan (veya kafanda buna benzer cümleler oluştuysa, kendi özel anılarını hatırladıysan) sen bu Pazar (20 Mayıs 2007) saat 13:00' de okulunun bahçesinde olmalısın. Okuluna sahip çıkmalısın. Arkadaşlarınla dayanışma halinde olmalısın. Eski küslükleri, dargınlıkları çöpe atmalısın. Ufak sorunlar yaratıp kendi pilav gününe gelmemezlik yapmamalısın. Gerekiyorsa sadece pilav üstü döner yemek için bile olsa gelmelisin :)
Pilav günü deyip geçmemelisin, KYL mezunları olarak bir olmalıyız, beraber olmalıyız. Özlediğimiz güneşli günler için kol kola vermeliyiz.
İçinizden pilav gününe gelmek hiç geçmiyorsa; bizleri bir araya getirmek için yapılan pilav gününü organize eden okul yönetiminin, okul aile birliğinin ve Sevinç Hanım’ın (okulumuz maddi sıkıntılar çektiği zaman pilav günü geleneği hasara uğramasın diye evinde pilav yapıp okula sırtlayan fedakar, saygıdeğer insanlar), Korkmaz Yiğit Eğitim Vakfı ve Sayın Gölnur Hanım’ ın, KYLiseliyiz.biz yönetiminin emeğini düşünün ve bu emeği hiçe saymayın. Sizler için çabalayan bu insanların hatırı için Pazar günü anılarınızın evinde olmalısınız.
20 Mayıs 2007 Pazar Günü Saat 13:00' de anılarınızın (anılarımızın) evinde; KYL’ deyiz. Boğaz manzaralı bahçemizde görüşmek üzere…
Sevgi ve Saygılarımla;
Aziz KURT
|