No Image

Giriş Formu

Kimler Var ?

Üye Bağlı Değil

Misafirler

Şuanda 13 misafir bağlı
No Image
Kaos

Uzun ve garip düşünceler kol gezerken zihnimde çoğu zaman kafamı çatlatırcasına bir ağrı saplanıyor hiç çıkmayacak sanıyorum! rahatlamaya çalıştıkça, kendini daha da fazla hissettirircesine bıçak saplantıları sürüp gidiyor uyumak istiyorum ama izin vermiyor.

Yine öğle bir ağrı ve asabiyetin üst sınırlarında vals yapıyorum…

Sigaram elinden geldiğini yapıyor ama yok geçmiyor, sakinleştiğimi sanıyorum kendime geliyorum ne saçma değil mi? Gereksiz bir duman ama gerekli olduğunu düşündüğüm çevremden daha çok iyi geliyor bu bir gerçek.

Bazen kendimi soyutlamış gibiyim hayattan, bazen tam içinde bu met cezir’in de sonu yok. Gitmek istediğim uzaklar ne kadar da uzak derin bir oooof… Düşünceler şizofrenleştikçe asabiyetin sınırları ne derece aşılabiliyor sanırım artık kesin ve net sonuçlar verebilecek kadar tecrübeleniyorum. İnce eleyip sık dokumak iyi bir şey değil bunu anlıyorum ama karşı koyamıyorum. Hayatı, insanları, olanları, bitenleri her ne varsa işte hepsini biraz bodoslama kabul etmek lazım yaşantına, yoksa olmuyor olamıyor! Damlıyor damlıyor dolmuyor kocaman bir boşluk var hepsi oradan akıp gidiyor farkına bile varamadan. “Yeni insanlar tanı geçer” fikri bazen çözümden çok sorunun kendisi oluyor, daha da çok incitiyorlar, anlamıyorlar, anlatma çabana kayıtsız kalıyorlar, hayata bakışını algılayamıyorlar çaba da harcamıyorlar. Hep aynı mantık “boooşveeeer” ama nereye kadar.

Kendini anlatmaya çalışmak ne zor, hayat ne zor, insanlar ne zor ve bu zorluğu zorlaştırmaya çalışma çabaları ne gereksiz. Bu keşmekeş ne garip! Aykırı olmalı.

Çoğu sabah işe gitmek istemediğimi kendime bile yüksek sesle söylemezken yaptığım kaçamak uyku nöbetleri ve çalan saate direniş belki de en çok keyif aldığım aykırılıklarımdan biri. Ne kadar da minik, ne kadar da basit değil mi? Hayata karşı bir direniş var şimdilerde; plansız, zamansız yaşama isteği hat safhada. Tıp buna genellikle depresyon diyor ama ben öyle düşünmüyorum. Sıradanlığa isyanın depresyonla ne ilgisi var ama herkes böyle düşünmüyor ki bu da bir sıradanlık, alışılagelmişlik. Alışkanlıklar dışına çıkmaya çalışma çabasına genellikle öcü gözüyle bakan bir sürü göz var etrafta. Bakan ama göremeyen! Herkes mutsuz, umutsuz, sıradan vb. Çoğu zaman kategorileştirdiğimiz insanlar var, içlerini bilmeden anlamsız yere kategorilere böldüğümüz, tanımak için herhangi bir çaba harcamadığımız ama etiketlerle süsleyip kılase ettiğimiz ve iç dünyamızın raflarına koyup, bir daha da hiç bakmadığımız. Gereksiz arşivler zihne baskı yapsa da üşenmeden yaptığımız ve inatla devam ettiğimiz. Yoran, yormaya cebelleşen, usanmayan bir sistem ve bu sisteme alışan bir sürü biz…

Kaçıp gitmek istiyor bu gönül her şeyi bırakıp kaçmak ama nafile olmuyor. Üstesinden gelmek lazım, şöyle, böyle yapmak lazım diyen o kadar çok ağız var ki. Açtım kollarımı bıraktım kendimi hayatın boşluğuna, hiçbir şey hiç kimse umurumda bile değil demeyi istiyorum. Masumiyetten bihaber, arkadaşlıktan bihaber, paylaşımdan bihaber insanlar varken, hayatı kendince yaşamaya çalışırken en yakınlar en uzak olurken, gözün artık anlamsız uzaklara dalıp dalıp giderken, karmaşaya engel olunamazken, gitmek istesen de ardında bırakamadığın parçaların varken git gide bilirsen.

İşte ben bu yüzden gidemem… Kalıp mücadeleye devam elinden geldiğince, becerebildiğince, olduğu kadarıyla.

Yaşamak ama nasıl yaşamak, yaşamaya çalışmak ama nasıl? Cevabı bilen varsa söylesin gerçi duymaya mecalim de yok. Duru bir yaşam, duru düşünceler, duru gözler, duru yüzler temenni edip bu kaosa bir son vermeli artık.

Sevgiyle Kalın,

Serap EBCİN

 
< Önceki   Sonraki >
No Image
No Image No Image No Image

Arama

Anket

Geleneksel Pilav Gününe Katılmayı Düşünüyor Musunuz?
 

karıştırıYORUM

No Image
© 2010 KYLiseliyiz
No Image